Matematik Felsefesi Ekolleri
[ Ağustos 29, 2009 – 00:52 | Henüz Yorum Yapılmamış ]

MATEMATİKTE BUNALIMLAR
Bilimin diğer alanlarında tanık olduğumuz türden duraklama, yozlaşma ya da bunalımlara; görüş, yaklaşım ve yorum farklarına matematikte de rastlamaktayız. Bunlar, matematiği geçersiz veya işlenmez kılmamıştır. Ancak bu farklar kimi zaman temele inen felsefe çatışmalarına yol açmaktadır. Matematiğin içine düştüğü bunalıma yol açan gelişmeleri başlıca iki başlık altında toplayabiliriz;

(1) Öklid‐dışı geometrilerin ortaya çıkışı. Bu olay matematiğin zorunlu ya da apaçık aksiyomlara dayandığı görüşünü çökertir.

Öklid‐dışı geometriler
Kendi içinde tutarlı yeni geometrilerin ortaya çıkması matematiğe özellikle Öklid geometrisine ilişkin bir takım yargıların geersizliğini göstermiştir. Bundan başka yerleşmiş kalıplar dışında yeni düşüncelerin …

Devamını oku »

Matematiğin Tarihsel Gelişimi »

[ Eylül 12, 2009 – 17:35 | Henüz Yorum Yapılmamış ]
Matematikte Olasılığın Tarihi

Bugünkü anlamıyla istatistik ve olasılığın konusu başlıca; Şans oyunları İnsan hayatı ve ölçümlerine ilişkin biriken kayıtlardan kaynaklanır. Bu kaynakların her ikisi de, gerçekten tanımlanabilir biçimde, onyedinci yüzyılın ortalarından itibaren ortaya çıkar .Klasik olasılık kavramı bu kaynakların ilkinden, deneysel olasılık kavramı ise isatistikler üzerine kurulu ikinci kaynağa bağlı olarak gelişmiştir. 1650 yıllarında kumar fransız toplumunda çok yaygındı. Zar, kart, para atışı, rulet gibi oyunlar oldukça gelişmişti. Paraya olan ihtiyacın artması bazı formüllerle kumar şansının hesaplanacbileceği düşüncesini getirdi.Méré gibi etkili, sözü geçen kumarbazlar Pascal, Fermat ve daha sonra d’Alembert ve De Moivre …

Genel »

[ Eylül 11, 2009 – 23:19 | Henüz Yorum Yapılmamış ]
Neden Matematik Öğreniyoruz?

İnsanoğlu varoluşundan beri korkuyla, şüpheyle ve merakla içinde yaşadığı evreni tanımaya, doğa olaylarını açıklamaya ve doğaya egemen olmaya uğraşmaktadır. Gizlerini bilmediği için doğa olaylarını, yüzbinlerce yıl boyunca, korkuyla gözleyen insanoğlu, doğaya egemen olmak zorunda olduğunu kavradıktan sonra onunla amansız bir mücadeleye girmiştir. Bu mücadelede onun en hünerli aracı matematiktir. Tarih öncesi zamanlardan beri insanoğluna doğa üstü görünen pek çok olayın bilimsel açıklaması matematik ile yapılabilmiştir, evrenin mükemmel düzeni matematik ile ortaya konulmuştur. Örneğin, gök cisimlerinin hareketi, insanoğlunun daima merak ettiği hatta korktuğu olgulardandı. Şimdi Ay’ın ve Güneş’in tutulmasından korkmuyoruz; hatta …

Seminer Sunuları »

[ Ağustos 29, 2009 – 00:52 | Henüz Yorum Yapılmamış ]
Matematik Felsefesi Ekolleri

MATEMATİKTE BUNALIMLAR
Bilimin diğer alanlarında tanık olduğumuz türden duraklama, yozlaşma ya da bunalımlara; görüş, yaklaşım ve yorum farklarına matematikte de rastlamaktayız. Bunlar, matematiği geçersiz veya işlenmez kılmamıştır. Ancak bu farklar kimi zaman temele inen felsefe çatışmalarına yol açmaktadır. Matematiğin içine düştüğü bunalıma yol açan gelişmeleri başlıca iki başlık altında toplayabiliriz;

(1) Öklid‐dışı geometrilerin ortaya çıkışı. Bu olay matematiğin zorunlu ya da apaçık aksiyomlara dayandığı görüşünü çökertir.

Öklid‐dışı geometriler
Kendi içinde tutarlı yeni geometrilerin ortaya çıkması matematiğe özellikle Öklid geometrisine ilişkin bir takım yargıların geersizliğini göstermiştir. Bundan başka yerleşmiş kalıplar dışında yeni düşüncelerin …

Seminer Sunuları »

[ Ağustos 25, 2009 – 00:40 | Henüz Yorum Yapılmamış ]
19. yy ve 20. yy’da Matematiğe Damgasını Vuran Dört Büyük Matematikçi

Çağlar boyunca matematiğin kesinlik, tutarlılık, tamlık gibi ideal beklentileri eksiksizce karşılayan bir bilim olduğu düşünüldü. kesinlik, tutarlılık, tamlık gibi niteliklerin matematiğe yüklenmesinin en önemli nedeni, matematiğin aksiyomlardan türetilen doğru önermelerinin kesin olarak kanıtlanabilir olmasıydı. matematiğin önermelerinin doğru iseler, doğrulukları kesinlikle kanıtlanabilen, doğru değilseler de, yine doğru olmadıkları kesin olarak kanıtlanabilen önermeler oldukları, dolayısıyla matematikte kesinlik ve tutarlılığın tam olarak egemen olduğu kabul edilmişti.

Ben de bu çalışmayla 19. yy sonunda ve 20. yy başında matematiğe farklı bakış açıları ile başka bir boyut kazandıran ve ortaya koydukları çalışmalar sonucunda matematiksel evrende …

Seminer Sunuları »

[ Ağustos 24, 2009 – 01:45 | Henüz Yorum Yapılmamış ]
Leibniz, Gödel ve Wittgenstein’in Matematik Felsefesi Üzerine

Şimdiye kadar ki seminerlerimizde hep matematiğin o buhranlı dönemleri olan 19. yyın sonu 20. yy. ın başında yapılan çalışmalardan bahsedilmişti.Bu seminerimizde ben bir farklılık yaparak sizlere matematiğin mutlak doğru görülerek;tanrı bilgisiyle aynı kategoriye konulduğu 17. yy. matematikçilerinden Leibniz’ı anlatarak başlamak istiyorum.Daha sonra ise matematik felsefesinde önemli bir yere sahip olan ve seminerlerimizin vazgeçilmezi haline gelen Gödel’in matematik felsefesine bakışını ele alacağım. Son olarak da 20.yy ın önemli düşünürlerinden ve dil bilimcilerinden Wittgenstein’i ve onun matematiğe yönelttiği hayli ilginç düşüncelerini ve bu düşüncelerinin paralelinde Gödel’e yaptığı eleştirileri ele alarak seminerimizi sonlandıracağım.
“Ben …